Dijital İzlere Farklı Niyetle Bakmak
Dijitalleşmenin 7G teknolojisinin (beyne takılan çiplerin) çıkması sonrası kelimenin tam manası ile iliklerimize kadar işleyeceği günümüzde, dijital ayak izlerimiz şirketlerin gözde verilerinden (clickstream verileri) olmuştur. En basitinden, bir web sitesinde hangi butona tıkladığımız, hangi ekranda ne kadar durduğumuz, hangi olayları gerçekleştirdiğimiz, verilerin değeri kimi şirketler için altından daha değerli haldedir. Örneğin Snowplow, Amplitude gibi şirketler sırf bu verilerin toplanması için hizmet vererek milyarlarca dolarlık değerlemelere ulaşmıştır. Kapitalist dünya, bu veriyi “daha çok kazanç” niyeti ile ele alıp “kullanıcıyı ekran başında daha çok nasıl tutarım?”, “kullanıcıyı satın al butonuna nasıl batırabilirim?” sorularına cevap bulmak için vargücü ile çalışan meslekler, ekipler kuruyor. Peki, İslami bir şirket, bu kullanıcı verilerine nasıl bir niyetle yaklaşmalı? Bu veriler, İslami dünya için bir anlam ifade etmiyor mu?
İslami bir şirket için kullanıcı verisi, her şeyden önce bir "Hizmet Mizanı" dır. Kapitalist sistemin "kullanıcıyı ekran başında nasıl daha fazla tutarım?" (retention) sorusu, bizim dünyamızda yerini "Kullanıcının hayırlı bir amaca ulaşmasını nasıl sağlarım?" sorusuna bırakmalıdır. Çünkü İslami bir perspektifte, fuzuli harcanan her saniye bir "israf" kalemidir. Eğer kullanıcının ekran başında kalması bir hayra yol açmayacaksa, bu amaç edinilemez hale gelir. Eğer bir algoritma, bir Müslüman'ı ihtiyacı olmayan bir metaya beş saniye daha fazla bakmaya icbar ediyorsa, o algoritma insanın vaktini gasbetmiş demektir.
Bu noktada clickstream verisi, İslami şirket için bir "Kolaylaştırma Aracı" (Teshil) haline gelir. Eğer veri mühendisliği, kullanıcının helal olan rızkına veya faydalı olan bilgiye ulaşmasındaki "tıklama" yükünü azaltabiliyorsa, işte o zaman bu veri altından daha değerli bir sadaka-i cariye hükmüne geçebilir.
Öte yandan, kapitalizmin "satın al butonuna nasıl bastırırım?" (manipülasyon) hırsına karşılık, İslami veri analitiği bir "İrşad ve Muhafaza" mekanizmasının yer aldığı uygulamalar geliştirilmesi mümkündür. Dini içerikli uygulamalar, ücretsiz sürümlerde basit vizyonlarda kalması gereken uygulamalar değil, modern dünyanın kavramları ile ele alınabilecek uygulamalardır. Kullanıcıyı uygulamada daha uzun süre vakit geçirmesini sağlayanın birinci niyeti para kazanmak değil de hayır amele sebep olmak olursa hem para kazanılır hem de sevap. Satın al butonlarına hırslı bir bakış ile odaklanmak zorunda değil İslami niyette olan. Satın aldırmayı, hizmeti sürdürmek için istemek ile nefsi beslemek için istemek arasındaki fark amelî değil, niyet açısındandır.
Sonuç olarak hizmet, teshil ve irşad, kapitalist “daha çok kazanç” niyetlerinin yerini alarak kullanıcı verileri pek âla işlenebilir ve bunlardan faydalanılabilir, faydalanılmalıdır.