Oldurmak 3: Kontrol İllüzyonunun Yıkılışı
şöyle bir problem var ki, bir şeyleri kontrol ediyor olduğumuz hissi sadece devasa bir illüzyondan ibaret.
bu dünyada hiyerarşik veya katı bir şekilde nedensel sandığımız hiçbir şey yok. gözlemlediğimiz tüm neden-sonuç ilişkileri bizim öyle inanmamızdan kaynaklanıyor. ürettiğimiz matematik, fizik, psikoloji, siyaset veya adına ne dersen de, hiçbiri gerçek dünyayı tam olarak simüle edemez. hiçbir şeyin nasıl başlayıp nasıl biteceğini baştan kontrol edemezsin.
tabu sandığımız insan ilişkileri veya aşılamaz gördüğümüz ticari kurallar da, eyleme geçenlerin belirlediği ve irade koyduğunda kırabildiği bilgilerden ibaret.
bu dünyada a noktasından b noktasına gitmek için yapabileceğin tek şey; karşına çıkan fırsatları toplamak, kaynak havuzunu artırmak ve bir inancı dikte edebildiğin an uygulamaktır. işte "oldurmak" tam olarak budur.
oldurmak; geleceği kusursuzca öngörmek değil, belirsizliğin içine o ilk adımı atıp, yolu yürürken inşa etmektir.
şimdi kendine dürüstçe sor: hala zihninde sonunu göremediğin süreçlerin simülasyonunu yaparak kendini mi uyuşturuyorsun, yoksa o illüzyonun dışına çıkıp gerçek dünyada bir şeyleri oldurmaya hazır mısın?